Bundan tam dokuz yıl önce günlerden bir gün Casey Fenton isimli bir Amerikalı öğrenci Boston’dan İzlanda’ya gitmek üzere ucuzundan bir uçak bileti satın alır. Sınırlı bir bütçeye sahip olan Fenton İzlanda’da geçireceği zaman boyunca hostellerde kalmayı planlar, böylece ülkeyi keşfetmek ve daha fazla gezmek için kendisine daha çok para ayırabilecektir. Derken aklına bir fikir gelir ve İzlanda Üniversite’sinde okuyan, daha önce hiç görmediği ve tanımadığı bin beş yüz kişiye e-mail atarak gezi süresi boyunca evlerinde misafir olarak kalıp kalamayacağını sorar. Elliden fazla kişiden “Evet” yanıtı alan Casey Fenton eve dönüş yolunda Couchsurfing projesini zihninde geliştirmeye başlayacak ve dünyanın her bir yanında yaşayan birbirine benzer gezgin ruhlar için bu bir dönüm noktası olacaktır.
Couchsurfing bugün 230 ülkeden yaklaşık 1.5 milyon insanın kullandığı, kar amacı gütmeyen bir konukseverlik ağı. Filipinlerden Alaska’ya, Peru’dan Belarus’a, Mısır’dan Etiyopya’ya kadar her ülkeden, birbirinden farklı yaşam tarzına sahip ve belki normalde hiçbir zaman bir araya gelip etkileşim içinde olamayacak insanları bir çatı altında toplayan bir organizasyon. Üyelik ücretsiz. Sizin de kanepe sörfü yapmaya başlamanız için gereken tek şey insanlara olan sevginiz, güveniniz ve gezip keşfetmek, yeni insanlar, bambaşka kültürler tanıma isteği ve biraz cesaretten ibaret. Siteden bir hesap edinip kişisel bilgilerinizi, daha önce gezdiğiniz ve görmek istediğiniz yerleri, hayat felsefenizi, ne tür müzik ve kitaplardan hoşlandığınıza kadar paylaşmak istediğiniz her türlü bilgiyi profil sayfanızda fotoğraflarınızla birlikte sergileyebiliyorsunuz. İsterseniz çeşitli gruplara üye olup tartışmalara katılabiliyor, çeşitli konularda bilgi alabiliyorsunuz. Ayrıca her yıl farklı ülkelerde gerçekleştirilen ve dünyanın hemen hemen yer yanından katılımın sağlandığı collective adı verilen toplantılara katılıp grubun gelişimine katkıda bulunma imkânına sahip oluyorsunuz.
Couchsurfing’e yalnızca ücretsiz konaklama sitesi olarak bakmak bu organizasyona yapılabilecek en büyük haksızlık olur sanırım. Sitenin amacı öncelikli olarak insanları bir araya getirmek, farklı kültürleri ortak bir çatı altında toplamak ve daha iyi bir dünya için barış atmosferi oluşturmak. Yeni bir ülkeye, şehre gittiğinizde Couchsurfing sayesinde tanıdığınız insanlar size her seferinde bambaşka dünyaların kapılarını açacak, sizi bilmediğiniz yerel farklılıklarla tanıştıracak, belki size oranın dillini bile öğretecek ve sizi aslında yalnız olmadığınıza, dünyanın hala çok güzel, umut dolu ve yaşanası bir yer olduğuna inandıracaktır. Bir Couchsurfer olduğunuzda muhakkak insanları evinizde ağırlamak zorunda değilsiniz. Dilerseniz onlarla yalnızca dışarıda buluşabilir, şehrinizi gezdirebilir ya da sadece sohbet etmek için buluşabilirsiniz. Üyeler birbirine Couchsurfing deneyimleri sonucunda olumlu ya da olumsuz referanslar bırakabilmekteler ve bu tür amaçların dışına çıkan herkes şikayet doğrultusunda siteden uzaklaştırılmaktadır.
Benim ilk CS deneyimim 2006 yılının Mayıs ayına denk geliyor. Siteye üye olalı daha bir hafta bile olmamıştı ki, Hollanda’dan dünyayı yalnızca otostopla dolaşmak üzere yola çıkan bir gezginden mesaj aldım. Ailemle birlikte ağırladığımız bu ilk misafirimiz evimizden ayrılıp yeni maceralarına doğru yola koyulurken içimize yerleşen duygu, 23 Nisan’larda evine misafir ettiği yabancı çocuklardan ayrılmak istemeyen miniklerinkinden farksızdı!
Daha sonra, yıllar boyunca Couchsurfing sayesinde birbirinden muhteşem insanlarla tanışma fırsatım oldu. Bisikletiyle Çin’den yola çıkan insanlarla Edirne’de karşılaştım. İşinden istifa edip kendini dünyayı gezmeye adamış kadınlar ve adamların ilginç yol hikâyelerini heyecanla dinledim. Sırtlarında gitarlarıyla dolaşan birbirinden yetenekli müzisyenlerle birlikte sokakta şarkı söyledim, dans ettim. Dünyanın farklı lezzetlerini bizzat o lezzetleri yaratanlardan tattım, yepyeni yemekler yapmayı öğrendim, öğrettim. Hiç bilmediğim dillerde şarkı söylemeyi, oyunlar oynamayı denedim. Paris’te, bir öğle sonrasında, Eiffel Kulesi’nin altında Hawaii’den, Brezilya’dan, Fas’tan, Avustralya’dan ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen insanlarla hep birlikte piknik yaptım. Dünyanın en içten, en hayat dolu, en gerçek ve en barışçı insanlarını tanıdım. Birbiri ile geçinemediği söylenen halkların insanlarının hep birlikte, yürekten güldüklerine ve ağladıklarına, insanların birbirine din ve ırk ayrımı yapmadan koşulsuz yardım ettiklerine ve bundan mutluluk duymalarına şahit oldum. Ve daha çok fazlası…
Bırakın sizin de içinizdeki gezgin, meraklı ruh ortaya çıksın, şöyle derin bir nefes alsın, üzerinde kısacık bir süreliğine bulunduğu yerküreyi ve onun gizemli insanlarını tanısın.
Bırakın kanepeniz eskisin, yıpransın. Siz yenilenin.
www.couchsurfing.org/people/neandertal
Martı
:)
7 kişi cevap yazdı:
Harika bir yazı, couchsurfing projesi ancak bu kadar iyi anlatılabilir... Teşekkürler Özlemcim
kesinlikle cs güzel anlatmıssınz:)
tebrikler ve teskkrler:D
Pek güzel yazmışsın Özlem kardeş. Yüreğiyle benimsemiş birinin yazısı bu, al benden de o kadar! (Gerçi son gezide fazla evde kaldım diyemem ama güzel insanlar tanıdım CS sayesinde!)
Küçük bir oğlan annesi olarak evimde başka kültürlerden özgür ruhlar ağırlamak çok güzel olurdu diye düşündüm..Teşekkürler
bende cesaret edebılsem yaparım bende gezıp gormek farklı kulturlerden farklı ınsanları tanımak cok ısterım ama senın de dedıgın gıbı bıraz CESARET ama senın bu yazdıgın bana ılham verdı sagol cato
İlham verebildiysem ne mutlu bana! :)
Harika! Ben de katılmak istiyorum!
Yorum Gönder